Kombucha mantarı dünyada çok ünlüdür. Zovu, Rus, Japon, Çin ve Hint çay mantarıdır. Kombucha'nın adı Japon kökenlidir. Çay mantarı aslında iki tür organizmanın simbiyozudur: bir mantar (mayalar) ve bir asetik fermantasyon bakterisi. Bu içeceğin gençliği yenilediğine, kırışıklıkları "ütülediğine", saçları koyulaştırdığına, aynı zamanda bağışıklığı artırdığına, yaşlanma hastalıklarını geciktirdiğine ve hatta kanseri önlemede faydalı olduğuna inanılıyor.
Adında "mantar" kelimesi bulunsa da mesele sadece bu değil. Yani liken, maya ve bazı bakterilerin de aralarında bulunduğu farklı organizmaların bir karışımıdır. Çok katmanlı bir zar şeklinde yapılmıştır, grimsi renktedir ve yenilebilir değildir. Kombucha, fermantasyondan sonra çay içeceği olarak kullandığımız, aynı zamanda sirke yerine baharat olarak kullanılabilen bir asit olarak kullandığımız tatlandırılmış sıvının yüzeyinde yüzen lifli bir kütlenin kalın, sümüksü, kahverengi kaplamasına verilen isimdir. Tüm süreç bir cam kavanozda gerçekleşir. Sade, şekerli suya konulabiliyor ve ardından sade sirke tadı geliyor. Adını tam olarak çeşitli şifalı bitkilerden yapılan soğutulmuş çay içeceklerinde kullanıldığı için almıştır. İstenilen asitliğe ulaşılıncaya kadar birkaç gün boyunca sıkıca kapatılarak sıvı içinde bekletilir.
İçeceğin hafif olması son derece önemlidir çünkü normal metabolik koşullar altında insan karaciğeri tarafından üretilen glukonik asit içerir. Bu asit doğrudan kana karışır ve insan vücudu için koruyucu bir role sahiptir. Kombucha'nın ürettiği içeceğin ölçülü tüketimi, solunum organları yoluyla vücudumuza giren ve kanserli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilecek çeşitli kirlilik türlerine karşı koruma sağlar.
2 litre çay hazırlayarak başlamak en doğrusu...
Kaynak: Navidiku.rs
![]() |
| Daha fazla bilgi için tıklayın |
{newsletter_subscriber
