Hormonlar güçlü maddelerdir. Endokrin bezlerinde üretildikleri çok küçük miktarlar dikkate alındığında son derece güçlü bir etkiye sahiptirler. Östrojen, progesteron, testosteron, insülin ve melatonin gibi çoğu hormon yüzde milyarda biri oranında üretilir. Hormonlardaki küçük dalgalanmalar bile büyük fizyolojik değişikliklere neden olabilir. Tüm yaşam süreçlerinin önemli koordinatörleri olan hormonal dengeyi korumak, optimal sağlık için zorunludur. Hassas hormonal denge ve ritimler değiştiğinde vücudun temel sistemleri düzenleme yeteneği de bozulur.
Modern yaşam tarzımız, endokrin bezlerinin optimal fonksiyonunu birçok yönden tehlikeye atmaktadır. Stres, zehirlenme, kalitesiz beslenme, yetersiz uyku ve ilaç tedavisi bilinen hormonal bozukluklardır.
Ancak, ciddi şekilde ihmal edilen belirli bir tür hormonal bozulma vardır: elektromanyetik radyasyon.
Belki de EMF'ye maruz kalmanın en ciddi sonuçlarından biri hormonal sistemimiz üzerindeki etkisidir. Beynin derinliklerinde, bezelye büyüklüğünde, ışığa duyarlı bir endokrin bez olan epifiz bezi bulunur. Antik çağlardan beri epifiz bezi, her şeyi gören mistik "üçüncü göz" ile ilişkilendirilmiştir. Işığa gerçekten duyarlı olan epifiz bezi, bir zamanlar işe yaramaz bir bez olarak göz ardı edilirken, günümüzde vücudun en önemli bezlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Epifiz bezi melatonin hormonunun ana kaynağıdır. 50 yıl önce keşfedilen melatonin antiinflamatuardır ve kansere karşı güçlü koruma sağlar. Melatonin uykuya daldıktan yaklaşık 90 dakika sonra üretilir. Araştırmalar, kandaki hormon konsantrasyonlarının gündüz düşük seviyelerinden gece boyunca yükseldiğini ve genellikle gecenin ortasında zirveye ulaştığını göstermiştir.
{newsletter_subscriber